22 Temmuz 2011 Cuma

Daldan Dala...

Yine stajdayım ve oradan yazıyorum. Dersin "Çalışsana len stajdaysan.". Sana ne!

Sıkılıyorum bu sene stajda. Geçen sene ufak ama samimi bir şirkette memnun, mutlu staj yapmış ve mutlu mesut ayrılmıştım. Şimdi kasıntı bir ortamda, video stream yapamadığım bir kurumsal kuruluşta, ona selam buna aleyküm kasıla kasıla oturuyorum.

Aslında benden çok iyi babadan zengin züppe olurdu ama işte takdir-i ilahi bana orta düzey, memur içerikli, çalışkan bir aile yapısı sunmuş. Ne demeli? Boynumuz kıldan ince, biopsin bekler.

Bugün arabanın gazına basmaktan ayağının ağrıdığı şikayetinde bulunan bir arkadaşım oldu. İnsan çok utanmaz yav. Rahata götü çabuk alışıyor. Önceleri kilometreleri tepen ayaklarından şikayetçi olmayan insan, artık gaza basan ayaktan şikayetçi. Bu nefs ve rahata alışma ivmesiyle insanın mutlu olma ve mutlu etme şansı nedir?

Başarı, insanın istediği şeyi elde etmesidir. Mutluluk, elindeki şeyi istemesi

.
"Anonim"

Saygılar...

Prizın Birek Fatihinin iç yüzü...

Yorumless....

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Diken uzeri notlar - "Dostoy babadan Karamazov Kardesler"

"kendi kendisine yalan söyleyen ve kendi yalanını dinleyen o hale gelir ki, artık ne kendisindeki, ne de çevresindeki hiçbir gerçeği ayırt edemez; bu yüzden de hem kendisine, hem de başkalarına saygısızlık eder. Hiç kimseye saygı duymayan biri sevmekten de vazgeçer, sevgi olmayınca kendini oyalamak için ihtiraslara ve kaba zevklere kendini kapatırır. Kendi kendine yalan söyleyen biri, herkesten önce kendisi gücenir.”

15 Temmuz 2011 Cuma

Pek sevgili blog sahibi(bu kısa yazı senin için, -varsa- diğer okurlar burdan itibaren okumayı bırakabilirler, madem öyle neden kendisine söylemedin, mesaj-mail atmadın gibi bilmiş yorumlar için de blog sahibiyle benim aramda bir mesele bırak okumayı, git artık derim), aslında 21 dk. önce post edilmiş olması gerekirdi bunun ama sebebi ben değilim, özensiz park edilmiş onca araç ve kırılan bir plaka, gayet hafifletici sebepler bence =)

Uzun girizgahtan sonra söylemek istediğime geliyorum artık, madem ki inat ettin, 10 gün içinde bana yetiştin, doğum günün kutlu olsun, nice mutlu ve beraber yıllara(tanrım bilinçaltımda ne çok klişe varmış). Biraz daha uzatırsam yazının sonunda kalpler filan yapacağım, artık susuyorum, hep mutlu ol, benimle ol.

burada bir Kashmir videosu vardı az önceye dek ama embedding disabled bla blası çıktı maalesef, artık elinde olan kayıtlarla yetineceksin =)


Bir mektup - Banu Güven

Bir mektup - Banu Güven

8 Temmuz 2011 Cuma

Gece 2.58 ten sabah 8 e notlar.

Gecenin bir vakti ergen damarim tuttu ve kafama tuvalette ozlu ve tozlu sozler akmaya basladi. (Idda ediyorum! Insan kafasinin en purusuz yuzeydecalistigi ortamdir tuvalet. Sanki tuvalette dusunduklerin, banyoda soylenen sarkinin ekosu gibi, sana geri yansir ve bi daha yansir. Bu durumda daha verimli bir dusunme ortami kurar insana. Bu belkide benim icin gecerli sadece ama okumayan toplumun, tuvalet esnasinda okuma aski ile; deterjan arkasi, sampiuan arkasi, ivir zivir arkasi yazilarini okudugunu biliyorum ve bu bence insanin tuvalet esnasinda daha fena fillah bir beyin-i meraya sahip oldugu duygusunu uyandiriyor bende.)

Bu arada aklima su anda geldi. Insanin gunluk yasaminda da parantez ici cumleler daha bir agirlikta degil mi? Bu suna benziyor (Ust parag. i yazarken benzettim aslinda. Yeni, taze) Aslinda her parantez disi kurulan cumlenin altinda parantez ici bir anlam yatar gunluk hayatta ve bunu insanoglu genelde "Tonlama" ile belli eder karsisindakine ama tonlamanin tariz icerikli olmasi durumunda elimizde parantez icinde parantez yapili bir cumle akisi olur ki daha beterdir.

Su kaniya da vardim ki. Bana parantezi az, noktalamasi bozuk, virgulu az insanlar lagzim; hayati paylasmak icin. Duzgun noktalama kullanan insan gozumde kuralcidir. Virgulu bol insanin hayattan beklentisi coktur. Parantezli insan samimi degildir. Unlem iyidir yerine gore AMK.

Hadi bu sefer gercekten yeter.

Saygilar sevgili okur.

7 Temmuz 2011 Perşembe

Uyarı haklı beyler!

Rambo köpek... TaTaTaTa...

Klip Mlip Falan Dinleyelim İzleyelim

Stajyer 13 Notları No.1



Staja geldik bir güler yüz, bir nezaket ortamı; baya şaşırdım aslında. Stajyeri sallamamalarına rağmen çok başarılı bir şekilde sallanmış ve ciddiye almış izlenimi yaratabiliyorlar. Gerçi iş yerinde başarının özüde bu değil mi? Sonuçta karşındaki insanın karakteri şahsiyeti önemli değil. Mühim olan yakaladığın standart insancıl yaklaşımı güzide güler yüzlerle herkese yansıtabilmek. "Günaydın", "İyi alşamlar" demek, sabahın köründe, uykudan apışmış gözler ile.

Bu yazıyı yeni staja başladığım iş yerimden yazıyorum ve adamları rencide etmemek için isim vermiyorum.

2 Temmuz 2011 Cumartesi

Dikene batan notlar No.98 "Nezaket Anayasasi"



->Baskasina verecegim zarari, her ne olursa olsun once kendime verecegim.
->Nasil ki kendime saygi duyuyor ve nazik davraniyorsam, akranlarima, buyuklerime ve cocuklara da ayni saygi ve nezaketle davranacagim.
->Baskalari icin isteyecegim diledikleri gibi yasama, dusunme ve inanma ozgurlugune sahip olmalaridir. Bu ozgurlugu kendim icin de isteyecegim.
->Butum secimlerimi yaparken ve her gunumu yasarken, en yusek dogruluk duygusu icimde olacak.

Kaynak: Richard Bach (Marti'nin yazari) Meraklilar (tavsiyelidir benden)

Bu gunun kafa vurgusu bende bu dort madde ile donmus durmustur. Insani insan gorunumlu hayvan yapan tum vasiflarindan siyirmanin yolu bu dort maddelik anayasadir. Su arada anayasa degisikligi gundemde zaten. Benim devler buyumuste kuculmuslerine onerim (Naif bir ogrenci kulu olarak) bu dort maddedir. Tabi bu dort maddenin fazlaca "Polyana" icerigi olabilir. Insanin egosunu tatmin ihtiyaci ile hayvanlardan ayrilan daha buyuk bir hayvan olma potansiyeli dusunulunce, bu dort maddeden iceri giren ve cikamayacak cok canli oldugu kanisindayim.

Saygilar sayin okuyan...

Madımak Yangını


Bedenleri yakip kurtuldugunu zanneden zihniyet, o bedenlerin icindeki kaybolmayan aydinligin atesinden korkmaya devam etsin. Vakti gelicektir ki, bu zihniyet, cevresi aydinligin atesi ile sarilinca; kurtulusu olarak, kendini sokmaktan baska care bulamicak.

1 Temmuz 2011 Cuma

Dikene batan video No.1453... "Ergen Zamani Muzikler"

Bayanlar! Gunde 5 Dak. dans ve selulitlere gulegule deyin.

Dikene batan notlar No.99 " Merli Moro"

Merli Moro'nun yururken ki al benisini arttirmak icin, giyidigi ayakkabının sag ciftinin topugunu biraz kisalttigini biliyor muydunuz? Amaaaan bildinizde bi bok oldu di mi?

Kaynak: Olumcul Porno (Cevirmenine karakolda "Fahise misiniz?" diye sorulan kitap) - Fight Club'in yazari (Adamin adi aklimda kalmiyor bisekilde).

Dikene batan notlar No.100 "Abrakadabra"

Abrakadabra'nin Aramiceden gelme ve gercek yaziminin -AVRAH KADABRAH- oldugunu biliyormuydunuz. Bu kadar da degil, anlamida (ingilizce sini soylucem daha havali geliyor kulaga) -I create as I speak- turkce meali ile de -yarattim, dedigim gibi- (haksizmiyim ama !). Yazin aklinizin bi kosesine. Ortam muhabbetlerine saglamindan yedirilerek, ortamda belli bir sukse artisi saglanabilinir.

Kaynak: Dan Brown-"The Lost Symbol" (Bu adamida egenligimden beri takip ederim. Severim, sayarim, bazen hem sevip hem sayarim )